Düğün

Ocak 25, 2018
   Düğünümü planlamayı seviyorum aslında. Küçüklüğümden beri severim. Daha küçük bir kızken bunun hayalini kurardım. Ama kişileri değil. Mekanı, kıyafetleri, müzikleri, yiyecekleri. O olay hoşuma gidiyor. Havası, mutluluğu, göze hitap edişi. Bütün bunları ayarlamak bile çok güzel geliyor. Ortamın içinde olduğumu hayal etmek. Sanki dış dünyadan kopmuşum da, benden başka kimse orada yokmuş gibi ya da her şey bana özelmiş de kimse beni hiçbir sorunla rahatsız edemeyecekmiş gibi. Ve sonunda büyük gün geliyor. Evleniyorum. Hayatımın aşkıyla. Biricik sevgilimle. Evet, bu gerçekleşiyor. Demiştim ya kişileri yaratmıyorum ben ama hayalimde. Mekanı yaratıyorum, kıyafetleri, müzikleri, pastayı.. O olay hoşuma gidiyor. Havası, mutluluğu, göze hitap edişi...

Mesela düğün mekanı çok önemli mesela. Sonsuza dek hatırlayacağın o mükemmel anların mekanı. Ormanın içinde, ağaçların arasında ya da denizin sonsuzluğunun kıyısında. İkisi de mükemmel olurdu gerçekten. Orman düğünü ya da kumsal düğünü kısaca. 

   Çok farklı bir evren aslında ikisi de. Ona göre seçilecek kıyafetler, müzikler, yiyecekler. Ama birbirinden bağımsız düşünmeyi seviyorum ben. Neden mi? Bağlı kalmak hoşuma gitmiyor hayallerimde çünkü. Bir gün denizin kıyısında, denizden gelen tatlı bir serinti ile kumların ahenkli uçuşmasıyla evlenirken, diğer bir gün ise ağaçların kokusunu içime çeke çeke, kuşların cıvıltıları düğün müziğini oluştururken evleniyorum.

Düğün günü giyilecek elbise de çok önemli benim için tabii ki de. Ama bunun da iki çeşidi var. Ancak bu iki çeşit maalesef ayrılıyor. Vücut ölçüleri devreye giriyor. Evet, her kadının korkulu rüyası. İnce, vücuda yapışan bir elbise, diğeri de prenses modelli bir elbise. İkisi de birbirinden güzeller. Herkes için apayrı olan bu elbiseler, düğünün en önemli parçası bence. O gün gelin, kendisini bir prenses gibi hissetmeli. Sanki orada birtek o varmış gibi, dünya ona aitmiş gibi...


Çok güzel bir ortam ya. Çok huzur verici. Bütün bunların fotoğraflarına bile bakmak insanın içini bir değişik yapıyor. Ama galiba bunların hayallerini seviyorum galiba ben sadece. Gerçekten yapabileceğime emin değilim. Hayatımın aşkı, evet. Çünkü başka kimseyle çıkmadım daha önce. Evet biricik sevgilim, çünkü tek. Öncesi de sonrası da yok. Bilmiyorum, ben galiba yapamayacağım bunu. Kendimi iyi hissetmiyorum. Biraz hava almam gerekiyor.

8 yorum:

  1. Düğünden kaçan gelin havası sezdim sizde ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ileride olabilir yani, zor bir psikoloji de

      Sil
  2. Hayal kurmak başlı başına çok güzel bir dünyaa :) Zamanı geldiğinde, sevgi ilişkisi içerisinde sevdiğin insanla hayatını birleştirmen, eğer hayalin buysa, neden olmasın ki? :) Umarım huzurlu ve umutlu olursun sevdiğin insanla, bakarsın bir gün düğününden fotoğraflar paylaşırsın burada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düğün fotoğraflarına daha çoook uzun zamanlar var da, yaklaşık bi 10 yıl kadar :D Ama o zamana kadar blog yazarsam neden olmasın ^-^

      Sil
  3. Sen nasıl istiyorsan o şekilde yap düğününü. Sakın ama sakın insanları mutlu etmek uğruna istemediğin şeyleri yapma ki zaten istesende mutlu edemezsin nice örneklerini gördüm çevremde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle, başkalarını mutlu etmek için kendinin en mutlu gününü öldürmek üzücü bir şey :(

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.