Peki Sizce Ben Kimim? (Küçük bir MİM denemesi)

Temmuz 22, 2018
   Bu blog uzun zaman boyunca benim sığınağım olmuştu. İçimdekileri yazıya döküp burya paylaşıyordum. Bazen şiir, bazen hikaye, bazen de deneme olarak. Her seferinde beni rahatlatmayı başarıyordu. Ancak son zamanlarda okulun da gittikçe yoğunlaşmasıyla bu yazıları daha az yazar oldum. Tabii bir de başka bir yazıya başladım. Uzun bir yazı. Eğer hedeflediğim yere kadar yazabilirsem kitap olarak bastırmayı bile düşünüyorum. Buna da takılınca yazılar tabii rafa kalktı. Ama ben yazı yazmaktan hiçbir zaman vazgeçemem, vazgeçmem de zaten.

   Ben de dedim ki madem artık öyle hikaye, şiir vb. yazılarım azaldı ya da burada yayınlamıyorum, o zaman hadi artık saf düşünce kısmına geçelim. İçimdekileri yazıyım. Üstünü kapatmadan. Başka şeylerle benzerlik kurmadan. Tabii bu risk. Ama şu anlık alabileceğim bir risk. 

   Yine uzuuuuun bir girişten sonra artık konuya girelim. Bu yazıyı küçük bir MİM şeklinde yapmak istedim. Çaktırmayın ama MİM'in tam olarak anlamını bilmiyorum. Tek bildiğim şey MİM adı altındaki yazılarda birçok kişiyi etiketleyerek onların da aynı türde yazı yazmalarını sağlayabiliyoruz. LÜTFEN LİNÇ ETMEYİN. Bu yazıda kendimle ilgili bna garip gelen özelliklerimi yazıcam. E hadi başlayalım o zaman:

  • Telefon aracılığıyla birisine mesaj yazarken kısık sesli de olsa o mesajı dışımdan söylüyorum, koyduğum emojinin şeklini (eğer yüz ifadesiyse) yüzümde oluşturuyorum. 

  • (Şu anda her kitaba yapmıyorum bunu) Kitaplara başlamadan önce son sayfasını okuyup öyle başlarım. Kitabı bitirene kadar kafamda o sona ulaşmak için binbir çeşit senaryo oluşturmak çok hoşum gidiyor.

  • Telefonumda ya da bilgisayarımda arkaplanları mutlaka her gün değiştiririm. Sürekli aynı ekranı görmek beni çok sıkıyor.



   Bilmiyorum, vardır mutlaka aklıma gelmeyenler ama şimdilik bu kadar diyelim. Katılmak isteyen herkes katılabilir. Blogunuza yazmanıza gerek yok. Yorum olarak da paylaşın 😇😁 Çılgın şeyler çıkabilir yani, kim bilir...

17 yorum:

  1. Blog temamı sık sık değiştirmek çok eğlenceli. Üşenmesem hergün farklı tema uygulayacağım bloguma.:)) düzenlemek çok zevkli oluyor.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle! Ben de kendiminkini değiştiriyorum arada, onunla uğraşmak çok eğlenceli :)

      Sil
  2. çok değişik yaaa ilk ikisi bencesi, taam mim olarak yapayım, herkesin tuhaflıklarını öğrenelim hihi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süper oluur ^-^ seninkileri de çok merak ediyoruum

      Sil
  3. Genel olarak okuduğum kitaplarda böyle bir risk yok. Fakat yine de sırayla okumayı tercih ederim. Eğer hikaye vb. bir kitap okuyor da sonunu okumuşsam, daha o kitabı okuyamam. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben olayların ilerleyişini tahmin etmeyi seviyorum :)

      Sil
  4. a haa :) ruhların karanlık yüzleri çıktı çıkıyor çok eğlenceli :))

    YanıtlaSil
  5. Birkaç alarm kurup ertelemek yerine bir saatlik zaman dilimine onlarca alarm dolduruyorum. Ertelemek yerine kapatmak, aradaki beş dakikalık uykudan aldığım hazzı artırıyor, bir daha çalmayacakmış gibi hissettiriyor :D Ha bir de her alarmın müziğini farklı yapıyorum ve artık kesinlikle kalkmam gereken zamanı çalan müzikten çıkarıyorum. Mesela şu aralar The Dead South'dan "In Hell I'll Be in Good Company" benim son şansım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de en az 5 alarm kuruyorum kalkmak için ama bu müzik olayı da baya güzelmiiş, onu da denemek lazımmm :)

      Sil
  6. Kitaplarin son sayfasini okumak,aynen ben de cok seviyorum.Benim ki tamamen sabirsizliktan:) Bir arkadasim da kitap hediye ederse kitabin son sayfasina yaziyor yazmak istedigini.Bana yaptiginda cok sevmis ve orjinal bulmustum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaaa çok hoş bir davranıış, cidden çok tatlı olmuş :)

      Sil
  7. Kitapların son sayfasını ben de okurum zaman zaman.Özellikle sürükleyici romanlarda.Sabredemiyorum :))

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.